Pozitif Disiplin Çocuklar için Neden Önemli?

Çocuklarla problem yaşayan anne ve babaların genellikle en sık başvurduğu yöntemlerden bir tanesi onlara ceza vermek. Ben genellikle anne ve babalara ödül ve cezanın olmadığı pozitif disiplinin uygulandığı bir ev ortamı oluşturmaları gerektiğine dair mesajlar vermeye çalışıyorum. Ve bunun üzerine de “Hocam pozitif disiplin nedir? Bununla alakalı birazcık daha açıklama yapabilir misiniz?” diye sorular alıyorum. 

Bugün size çok kısaca “Pozitif Disiplin” ile ilgili bilgi vermek istiyorum. “Pozitif Disiplin”, çocuklara ödül ve ceza verilmeden sınırsız ve koşulsuz sevgi vererek, çocuklara bir çerçeve çizerek, bir sınır çizerek o sınırın içerisinde onların özgür olduğu bir dünyayı ifade ediyor. 

Anneler ve babalar çocuklara ceza verdiklerinde yani onların iyi bir davranış sergilemesi için önce onları kötü bir duyguya iterek buradan netice almayı bekliyorlar ve bu hiç de iyi neticeler vermiyor. Kısa vadede belki işler çözülebiliyor ama uzun vadede çocukların öz disiplin, otokontrol ve sorumluluk bilinci ile ilgili becerileri maalesef çok ama çok olumsuz etkileniyor.  Sizler çocuklarınıza ceza verip kısa vadede olayı çözdüğünüzü düşünürken uzun vadede çocuklar içlerinde neler hissediyor, buna birlikte bakalım.

Ben sizlere dört “İ” olarak özetleyeceğim cezanın, dört İ’si. Çocuklarda yaşattığı dört olumsuz duyguyu sizlere anlatmak istiyorum.

İ’lerden ilki, “İçerleme”. Çocuk ceza aldığı zaman “bu hiç adil değil, yetişkinlere karşı güvenemem” duygusuna sahip oluyor.

İkinci “İ” ise, “İntikam”. “Bugün onlar kazanmış olabilirler ama ben bunun intikamını muhakkak alacağım. Bu yaşadığımı onların yanına bırakmayacağım” diyor.

Üçüncü “İ” ise, “İsyan”. “Bunu onların istediği gibi yapmayacağım. İnadına tam tersini yaparak onlara günlerini göstereceğim” diyor.

Dördüncü “İ” ise, “İçe kapanıklık”. Bu durumda ise çocuk, “Bir dahaki sefere yakalanmamam gerekir” diye sinsice davranışlar sergileyebiliyor veya öz saygısını zedeleyerek zedelendiğini düşünerek “Ben kötü bir insanım” diyor.

Kısa vadede çözdüğünüzü düşündüğünüz, cezalarla çözdüğünüzü düşündüğünüz problemlerin, çocuğun dünyasında yarattığı sıkıntılar bunlar. Bir başka açıdan ödüle bakacak olursak, ödül vererek çocuklara bir şey yaptırdığınızda ise devamlı ödüller bekliyorlar.

Doğru davranışları kendileri için, toplum için faydalı olan davranışları iç disiplinleri ile geliştirmiyorlar ve muhakkak bir karşılık bekliyorlar. Bu karşılığı bekleyen çocuklar her seferinde daha fazlasını bekler hale geliyorlar.

Yani küçük bir çocuğa siz bir gün çikolata vererek çözdürdüğünüz işi, yaş ilerledikçe işi arabalara, evlere kadar vardırabiliyorlar ve bu sürdürülebilir bir şey değildir. Bizler yetişkinler olarak çocuklarımıza sınırlar çizerek o sınırların içerisinde onlara seçim hakları vererek onları o dünyada özgür bırakmalıyız ve yapmadıkları işlerin bedellerini cezalarla değil, yaptırımlara maruz bırakarak yapmalıyız.

Yaptırımla ceza arasındaki en büyük fark ise şudur, örnek veriyorum siz diyelim bir seyahate çıkacaksınız uçakla ve uçak seyahatine dair bazı uluslararası kurallar mevcut bu kurallardan bir tanesi uçağın kapısı 15 dakika kala kapanır. Bu kapı kapandıktan sonra sizler uçağa giremiyorsunuz. Zamanınız gidiyor, paranız gidiyor ve bir yaptırıma maruz kalıyorsunuz. Siz uçağı kaçırdığınız zaman size ekstra cezalar keserek ya da evinizin suyunu keserek sizi cezalandırmıyorlar. Siz işin doğal bedelini ödüyorsunuz. 

Çocuklarda sorumluluklarını yerine getirmedikleri zaman doğal bedelleri ödemeli. Özellikle bu noktada en fazla sıkıntı yaşanan şeylerden bir tanesi ödev yapmamaları veya ders çalışmaları. Biz bu durumlarda hemen cezalara sarılıyoruz. Ama çocuklara ödevi neden yapmadıklarını, anlamsız mı bulduklarını, ödevlerdeki zorluk derecelerini sorgulamıyoruz. Yapılmayan davranışlarda, istenmeyen davranışlarda kökte muhakkak bir problem yatıyor. 

Biz o problemi çözmeden işin yüzeysel kısmıyla ilgilenerek onlara ödül ve cezayla iş yaptırmaya kalkıyoruz. Pozitif disiplin ortamında büyüyen bir çocuk sorumluluk bilinci çok daha yüksek olarak yetişir. Öz disiplini, otokontrol mekanizmaları daha sağlıklı gelişir. Pozitif disiplinin onlarca alt başlığı dikkat edilmesi gereken birçok unsuru var. 

Ben bu konuda derinleşmek isteyen siz değerli velilere ve okuyuculara bir kitap tavsiye etmek istiyorum. Jane Nelsen’ın Pozitif Disiplin kitabı bu noktada başucu eserlerinden bir tanesi. Sizler de bu kitabı okuyarak daha iyi ebeveynlik yaparak çocuklarınızın hem daha mutlu hem daha başarılı hem de çok daha sorumluluk sahibi bireyler olmalarını sağlayabilirsiniz.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x