Çocuklar için Felsefe Nedir? Çocuklar Felsefeden Anlar mı? P4C Nedir?

Anne babalar ve eğitimciler olarak bizler çocuklarımızın daha çok soran, sorgulayan, merak eden, eleştirel düşünebilen çocuklar olmasını istiyoruz. Peki bunu nasıl sağlayabiliriz? Gelin bugün bunu birlikte ele alalım.

1960’lı yıllarda Columbia Üniversitesinde felsefe profesörü olan Matthew Lipman o üniversiteye gelen öğrencilerin akademik anlamda çok başarılı olmalarına rağmen akıl yürütme becerilerinin çok çok iyi olmadığını fark eder. Bununla ilgili araştırmalara başlar ve görür ki bu beceriyi kazanmak için en ideal yıllar çocukluk yıllarıdır. Matthew Lipman daha sonra P4C olarak adlandıran pedagojik yaklaşımı ortaya koyarak bu becerilerin çocuklarda gelişmesine vesile olur. 

P4C Nedir?

Peki P4C olarak adlandırılan bu yaklaşım nedir? P4C’nin açılımı genellikle 3 şekilde tanımlanıyor. İlki Philosophy for Communities, yani topluluklar için felsefe. Diğeri Philosophy for children, yani çocuklar için felsefe. Son tanım ise bu dersin sonunda kazandırılacak olan beceriler üzerinden tanımlanıyor, yani dört C . Dört C’yi açacak olursak, C’lerden creative yaratılığı, critical thinking eleştirel düşünmeyi, collaboration iş birliğini, caring de özen göstermeyi ifade ediyor. P4C yaklaşımı sayesinde çocuklara bu dört becerinin kazandırılması hedefleniyor. 

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?

Peki bunu kazandırmak için biz okulumuzda ne yapıyoruz? Sizler evde neler yapabilirsiniz? Çocuklar felsefeden anlar mı? Bunu birazcık daha örneklerle açıklayalım. Çocuklar için felsefe dersini işlerken öğretmenimiz burada kolaylaştırıcı rolde yer alıyor ve çocuklarla bir çember oluşturuyor ve ortaya bir uyaran koyarak ki bu bazen bir oyuncak bazen bir kitap olabiliyor bazen de bir video olabiliyor.

Uyaranın aracılığıyla sorular sorarak çocukların bu becerileri geliştirilmeye çalışılıyor. Örnek yapalım. Elimizde bu derslerin ilkinde genellikle bir top oluyor ve burada bu top üzerinden sorular sorulmaya başlanıyor. Çocuklara bununla alakalı sorular soruluyor ve çocuklardan topu tanımlamaları isteniyor.  

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?

Ben şimdi bu toplun beyaz olduğunu söylesem ya da siz gri olduğunu söyleseniz bir başkası sarı olduğunu söylese bu topu doğru tanımlayamayız. Ne yapmamız gerekiyor? Her birimizin deneyimini birbirimizle paylaşarak bu topun daha iyi bir tanımını yapmamız gerekiyor. Yani bu top rengarenk bir top ama biz sadece kendi açımızdan bakarsak yanlış bir tanımlama yapmış oluruz. Bu sorular aracılığıyla neyi öğreniyoruz? Empati yapmayı, farklı düşüncelerin de olduğunu ve bu düşünceler sayesinde birbirimizle bunları paylaşarak zenginleşebileceğimizi görebiliyoruz. Bu sorular sayesinde çocuklarda sorma, sorgulama, eleştirel düşünebilme becerileri gelişebiliyor. Şimdi bir kitap aracılığıyla felsefe nasıl yapılabilir?

Bununla ilgili sizde bir ışık daha yakmak istiyorum. “İki bana, bir sana” isimli Jörg Mühle’nin yazmış olduğu harika bir kitap. Bu kitabı okurken çocuklara sorular sorarak felsefe yapmaya başlıyoruz.

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?

Biz bu kitabı okurken neler görüyoruz? Bu kitabın içerisinde bir tane ayıcık bir tane gelincik ve bir tane de tilki var. Ayıcık yolda yürürken üç tane mantar topluyor ve gelincikle yaşadığı eve getiriyor. Gelincik de bunları pişiriyor muhteşem bir sofra hazırlayarak ortaya koyuyor ve ayıcık bunları paylaştırmaya başlıyor. Önce bir tanesini kendisine alıyor, daha sonra bir tanesini gelinciğe veriyor. Kalan bir tanesini de kendisine almak istiyor ve işte tartışma burada başlıyor. Bu son mantar kimin hakkı? Hikâye ilerledikçe işin içerisine gelen tilki bir tane mantarı da kapıyor gidiyor. 

Size çok kısa bir şekilde anlatmaya çalıştığım hikâyenin birbirinden güzel detayları var. O Yüzden bu kitabı tamamen okumanızı tavsiye ediyorum ve okurken ya da okumanın sonunda şu soruları sorarak çocuklarımızda farklı farklı noktalarda ışıklar yakabiliriz. Örnek, adalet nedir? Adil olmak ne demektir? Her eşitlik adalet midir? 

Konunun daha iyi anlaşılması adına bir örnek daha paylaşmak istiyorum. Çocukların çok severek okuduğu kitaplardan bir tanesi de “Alexander ve Oyuncak Fare” kitabı Leo Lionni’nin Elma Çocuk’tan çıkan bu kitabını da yine felsefe yapmak için kullanabilirsiniz. 

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?

Bu kitabın içerisinde bir gerçek fare ile oyuncak fare arasında yaşanan diyaloglar var ve bunun üzerinden özgürlükle alakalı bir tartışma harika olabilir. Mesela bu kitabı okurken veya okuduktan sonra neler sorabilirsiniz? Sence bu iki fare arasındaki fark nedir? Özgür olan hangisidir? Hayatından memnun mu? Oyuncak fare mi mutlu yoksa diğer fare mi? İkisinin de ihtiyaçları farklı gibi sen bu konuda ne düşünüyorsun? Gibi açık uçlu sorularla onları düşünmeye iten sorularla harika bir sohbet yapabilirsiniz. 

Bu arada şunu da dile getirmek isterim. Bazı çocuklar kitap okurken sorular sorulmasından rahatsızlık duyabilirler. O zaman o çocuğun mizacına göre sizler kitabın tamamını okuduktan sonra da sorabilirsiniz.

Biraz önce paylaşmış olduğum uygulamaların benzerleri sayesinde çocuklarımıza 4C’yi yani; iş birliğini, özenli düşünmeyi, eleştirel düşünmeyi ve yaratıcılık becerilerini kazandırmayı sağlayabiliriz. Bu sayede farklılıkları bir ayrıştırma değil, bir zenginlik olarak gören çocuklar yetiştirebiliriz.

Çocuklar Felsefeden Anlar mı?
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x