İlköğretimin Öncüsü Johann Heinrich Pestalozzi Kimdir?

Pestalozzi Eğitim Anlayışı: Johann Heinrich Pestalozzi 1746-1827 yılları arasında yaşamış İsviçreli eğitimcidir. 1746’da bir göz doktorunun oğlu olarak Zürih’te doğmuştur. Pestalozzi, çalışmalarıyla döneminde oldukça dikkat çeken bir pedagog ve eğitmendir. Çağdaş ilköğretimin temelleri Pestalozzi ile atıldığı bilinmektedir. Pestalozzi’nin eğitim üzerine ortaya koyduğu fikirler, modern pedagojinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Pestalozzi büyük eğitimciler arasında ilk okul açan ilk kişidir. O, toplumdaki çatışmaların, cehaletin ve yoksulluğun üstesinden ancak iyi bir eğitim sistemiyle gelineceğine inanıyordu. 

Pestalozzi’nin düşüncele yapısının oluşumunda onu en çok etkileyen kişi  annesidir. Babasını henüz 5 yaşındayken kaybetmiştir. Pestalozzi’nin çocukluk yıllarından itibaren gösterdiği her türlü başarının arkasında annesinin etkisi çok büyüktür. 

Babasının vefatından sonra annesi Pestalozzi’yi aşırı  koruyucu  bir ortamda büyütür. Bu aşırı koruyucu ortam O’nun yaşıtlarıyla özgürce etkileşimini engeller. Akranlarıyla birlikte yaşam  becerileri geliştirmekte sınırlı fırsat elde etmiştir. Annesi tarafından gösterilen bu korunaklı durumun O’nun gelişimde bir engellemeye dönüştüğünü hatıralarında da bahsetmektedir.

Pestalozzi Eğitim Anlayışı

’Çocukluğumda, kendimi mantıklı ve eğitici bir şekilde meşgul edebileceğim hemen hemen hiç bir şeye sahip olamadığımdan ve elime geçen her şeyi bozduğum veya parçaladığımdan, yapılabilecek en iyi şeyin, elime hiçbir şeyin geçmemesini sağlamak olduğu düşünülüyordu. ‘Yerinde duramaz mısın? Ellerini oynatmadan duramaz mısın?’ Her an duymak zorunda olduğum sözlerdi bunlar. Bu, benim doğama aykırıydı; sakin oturamıyor, ellerimi kımıldatmadan duramıyordum.

Gerçekten de bunu yapmamam benden ne derece ısrarlı istenirse o, tam aksine o oranda artıyordu. Hiçbir şey bulamazsam elime bir ip alır ve nihayetinde bir ipe benzemeyecek hale gelene kadar onu kıvırırdım. Elime geçen her yaprak, her çiçek aynı kaderi paylaşıyordu. Kendi yapısında dönmeye hazır bir dişli çark düşün ve bunu inatla, durmadan, zorlayarak tutukluk yapana kadar tersine çevrildiğini düşünün. Ve buna karşı düzeneğin harcamak zorunda kaldığı enerjiyi tasavvur edin. İşte, benim gelişmek ve eyleme geçmek için bekleyen güç ve enerjim, böyle bir durumdaydı. Bunlar, kendilerini göstermek istiyor ve gösterebiliyorken bastırıldıkça, daha şaşkın ve şiddetli olarak ortaya çıkıyorlardı.’’

Pestalozzi’ye göre çocuğun dünyayı keşfetmesi için çocuğun doğasına uygun bir ortamda özgürce büyümesi gerekmekteydi.

Pestalozzi Eğitim Anlayışı

O’nun yaşadığı dönemde Avrupa’da kültürel ve entelektüel anlamda ‘’Aydınlanma Dönemi’’ yaşanmaktaydı. Pestalozzi Avrupa’yı saran bu aydınlanma akımından ve J.J. Rousseau’nun Emile kitabından esinlenerek görüşlerini şekillendirdi. 

Pestalozzi J.J Rousseau’nun ‘’Doğaya Dönüş’’ yaklaşımından o kadar etkilenmiştir ki tarımda yeni ve deneysel tekniklerin merkezi olması umuduyla 1774 yılında İspanya’da bir çiftlik satın almıştır. Pestalozzi daha sonra çiftliğinde kendi eğitim sisteminin temellerini oluşturduğu okulunu açma fırsatı yakalamıştır.

Daha sonra açtığı bu okulda ilgiden yoksun olan çocukları bir araya toplayarak eğitim çalışmalarına başladı. O, sağlıklı ve sevgi bir ortamın, kimsesiz çocuklara mutlu ve umutlu bir gelecek hazırlayacağına inanıyordu. Okulunda çocuklara sosyal, ahlak, lisan, aritmetik, müzik ve oyun dersleri verdi. Bu eğitimlere ilaveten çocuklara iplik bükmeyi, kumaş dokumayı öğreterek onları yaşama hazırladı.

Pestalozzi Eğitim Anlayışı Nedir?

Pestalozzi Eğitim Anlayışı

Pestalozzi’nin eğitime dair yaptığı çalışmalar ilk olarak Avrupa kıtasını etkilemiştir. Pestallozi ‘’El ile Bilinci’’ birlikte geliştirmiştir. O, iş ile eğitimi birleştirerek yoksul köylüyü refaha kavuşturmak istemiştir. Ülkemizde Pestalozzi’nin Eğitim yaklaşımının yansımaları Cumhuriyet sonrası kurulan ‘’Köy Okulları’’nda da  görülmektedir. 

Pestalozzi çocuklar için en iyi öğretmenin anneleri olabileceğini düşünmektedir. Çocukların gelişimi için annelerin de eğitilmesini, annelerin bebekleri ile duygusal bağ kurmaları gerektiğini savunuyordu. Yine aynı duygusal bağın okulda da akranlarla sürdürülmesinin önemine vurgu yapıyordu. Çünkü eğitimin evde başlayıp okulda devam etmesi gerektiğinin özellikle altını çiziyordu. 

Gertrude Çocuklarına Nasıl Öğretiyor? (How Gertrude Teaches Her Children) ve Anneler için Kitap (Book for Mothers) adında iki kitap yazarak annelerin nasıl ve neden eğitilmesi gerektiğini eserlerinde bahsetmektedir.

Pestalozzi, eğitimin kendiliğinden ortaya çıkan bir şey olmadığını, dışardan desteklenmesi gerektiğini savunur. Ona göre çocuk eğitimi için bilimsel bir metot geliştirilmelidir.

Pestalozzi, ahlaki ve dini eğitime de oldukça önem vermiştir. Toplumun bir yansıması olarak okulda kızların ve erkeklerin bir arada okuması gerektiğini savunuyordu. Ayrıca okullarda karma yaş gruplarının olmasını önermekteydi. Böylece öğrenciler bilgiyi birbirlerinden öğreneceklerdi. Ona göre çevre ile sürekli etkileşim halinde olunarak bilgi edinilirdi. Çocuklara teorik eğitim yerine  pratik ve gündelik hayatta işe yarar eğitim verilmeliydi.

Pestalozzi Eğitim Anlayışı

Pestalozzi’ye göre çocuklar doğalarına uygun olarak desteklenmelilerdi. Temel eğitim, doğaya dayalı ve bireyi her yönlü geliştirmeyi amaç edinmiş bir eğitim olmalıydı. Okul ve öğretmenlere düşen görev, çocuğun özgürce gelişimi için gerekli ortamı hazırlamak ve  çocuklara iyi bir rehber olmaktı.

Eğitim her çocuğun değişim ve gelişimine uygun olarak esnek bir şekilde düzenlenmeliydi. Çocukları somuttan soyuta doğru öğrenmeye teşvik ettirecek materyal ve aktiviteler geliştirilmeliydi.  Pestalozzi Sayı ve harflerin öğretiminde bir mektup tahtası kullandı. Çocukların gruplar halinde toplayarak alıştırmalar yaptı. Bu tahtada rakamlar ve harfler çocuklara tanıtıldı.

Pestalozzi kendisinden sonra gelen bir çok eğitimciye, eğitimdeki bakış açısıyla örnek oldu. Etkilediği kuramcılar arasında başta  Friedrich Froebel, Maria Montessori, Jean Piaget,  ve Lev Vygotsky bulunmaktadır.

Pestalozzi’nin İnsanlığa değerli öğütleri:

Pestalozzi Eğitim Anlayışı
  • Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur ki kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene, hiç kimse yardım etmez.
  • İyiyi yapabildiği halde yapmayan bir insan, suç işlemiş olur.
  • Eğiten hayatın ta kendisidir.
  • Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar.
  • Felaket içinde karar verebilmek yarı kurtuluş demektir.
  • Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz.
  • Okullar, tabiatın çocuklarda yarattığı tüm etkinlik ve deneyim başarılarını boğan, suni makineler haline getirmiştir.
  • Kişiler kendilerini en iyi kendi doğalarında bulabilir.
  • Kuşlar güzel güzel cıvıldarken ve bir yaprak üzerinde kurt dolaşırken, sen dil araştırmalarına hemen ara ver. Bil ki, kuş ve kurt çocuğa daha iyi ve daha çok şey öğretir. Sen sadece sus.

Pestalozzi’nin Eğitime Bakış Açısını Merak Edenler İçin Kitap Önerileri:

Pestalozzi Eğitim Anlayışı
  • Çocuğunu Nasıl Eğitirsin / Johann Heinrich Pestalozzi / Roza Yayınevi
  • Modern Okulun Kuruluşu / Johann Heinrich Pestalozzi / Roza Yayınevi
Pestalozzi Eğitim Anlayışı
  •  Pestalozzi Çocuklar Köyü / İsmail Hakkı Tonguç / Cumhuriyet Kitapları
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x