Dijital Ebeveynlik Nedir?

Dijitalleşme son dönemlerde çokça gündem olan bir konu. Çocuklar artık dijital dünyanın içine doğuyor ve teknoloji ile nasıl bir ilişki içinde olmaları gerektiğine dair soru işaretlerimiz var. Aileler bu konuda nasıl bir tutum sergileyecekleri konusunda bazen araştırmalar yapıyor, bazen kendi çocukluk deneyimlerinden yola çıkarak karar alıyor veya da çevreden duyduğu yorumlarla hareket ediyor.

Onları teknolojiden tamamen uzak tutmak ile onlara bu alanlarda büyük bir özgürlük vermek arasında gidip gelmeye ve bu açıdan kontroller sağlamaya “dijital ebeveynlik” deniyor.  Teknoloji araştırmacısı Alexandra Samuel, The Atlantic’te yayımlanan yazısında, üç farklı tarzın olduğunu söylüyor: izin verici, kısıtlayıcı ve mentör. Bazı aileler bu dijital ebeveynlik tarzına karar verirken çocukların yaşlarını göz önünde bulunduruyor bazıları ise kendi deneyimlerine dayandırarak kararlar alıyor. Bu konuda bir karar almak için ya da kendi tarzınızı keşfetmek için üç dijital ebeveynlik tarzını da incelemek gerekir.

İZİN VERİCİ DİJİTAL EBEVEYNLİK

Bu tarzı benimseyen ebeveynler, çocuklarının cihazlarını özgürce kullanmasına izin verirler. Genellikle bu evlerde birkaç farklı cihaz türü vardır ve genelde herkesin kendine ait bir cihazı vardır. Bu evlerde, çocuklar genelde teknoloji konusunda oldukça bilgidirler ve ekran başında geçirdikleri süre konusunda kendi kurallarını belirlemekten sorumludurlar. Aile bu konuda oldukça esnek davranır.

Bu tip dijital ebeveynlik tarzı daha çok genç ebeveynlerde görülür. Bu tip ebeveynlerin oyun oynamayı, kodlama ile haşır neşir olmayı veya sadece uygulamalarla internette vakit geçirmeyi; çocuklar için ayrı bir deneyim olarak görürler. Kullanımın faydalı olduğunu düşünür ve çocukların öğrenme deneyimlerini sınırlamak istemezler. Onların gelişimi ve yeni bir dünya olan dijital dünyaya adaptasyonunu hızlandırmak isterler.

KISITLAYICI DİJİTAL EBEVEYNLİK

Bu tarz, izin veren dijital ebeveynlik tarzının tam tersidir. Kısıtlayıcılar, teknoloji kullanımını serbest bırakmak yerine, cihaz ve teknoloji etkileşimlerini mümkün olduğunca sınırlamaya odaklanır. Bu gruptaki ebeveynler, cihazların olumsuz yaratabileceği olumsuz etkilerden çok korkarlar. 

Kısıtlayıcı ebeveynler, ekran sürelerinin çocuklarının dikkat sürelerini kısaltacağından, sosyal gelişimlerini yavaşlatacağından ve fiziksel aktivitelerine zarar vereceğinden endişe duyarlar. Bu tarz ebeveynler daha çok okul öncesi dönemde bu ebeveynlik tipini tercih ederler. 

MENTÖR DİJİTAL EBEVEYNLİK

Kısıtlayıcı dijital ebeveynlik ile izin verici dijital ebeveynlik arasında bir noktada bulunulan mentör dijital ebeveynliktarzına sahip ebeveynler, hayatımıza giren teknolojinin kalıcı olduğunu bilirler ve kullanımdan kaçınmanın faydalı olmadığını düşünürler. Dijital bir mentor ebeveynlik tarzını benimseyen ailelerde, bazı kurallar vardır; aile yemeği sırasında bir cihaz ile uğraşmamak yahut da yatmadan önce ekranda vakit geçirmemek gibi. Sınırlar koyarak yeterli ekran süresini belirlemeye çalışırlar.

Bu çeşit bir ilişkide, çocuk ile aile arasında dijital güvenlik açısında düzenli konuşmalar geçer ve birlikte oyun oynayarak ve çocuklarla sohbet ederek onlarla bağlantı kurmak için de teknolojiyi bir araç olarak görürler. Bu tipteki aileler, çocuklarına dijital ebeveynliğe uygun uygulamalar kullanmaktan kaçınmazlar ve internette beraber vakit geçirmeyi tercih ederler.

HANGİ EBEVENYLİK YAKLAŞIMI EN İYİSİDİR VE NEDEN?

Hangi yaklaşımın en iyisi olduğu hakkında birçok farklı görüş bulunmaktadır, Alexandra Samuel’e göre, kısıtlayıcı dijital ebeveynlik tarzını veya izin veren dijital ebeveynlik tarzını tercih etmek  çocuklar için faydalı değil.


İzin verici bir yaklaşım, yönetmesi daha kolay gözükse de çocukların ve gençlerin sağlıklı cihaz alışkanlıkları geliştirmelerine yardımcı olmayabilir. Çocukların kendi başlarına sağlıklı bir tutum sergilemesi çok gerçekçi değil. Diğer bir yandan kısıtlayıcı yaklaşım ise, çocukların ve gençlerin dijital dünyadaki görgü kurallarını, sınırları erkenden öğrenmesini engeller. Bu da yaşıtlarıyla iletişimde ileride zorluk yaşamasına sebep olabilir çünkü artık teknolojisiz bir hayatı hayal etmek dahi mümkün değil ve çocuklarımızın da geleceğinin büyük bir parçası. 

Mentor dijital ebeveynlik yaklaşımı, Samuel’e göre en iyisidir çünkü çocuklarının sağlıklı cihaz alışkanlıkları geliştirmelerine yardımcı olur ve bu yaklaşım, çocuklara sağlıklı ve dengeli bir dijital merak geliştirirken çevrimiçi olarak keşfetme ve öğrenme özgürlüğü sağlar. Onlara gelişebilecekleri, çevrelerinden farkında olabilecekleri bu iletişim araçlarını ve kanallarını açarak; sağlıklı sınırlar belirleyerek dijital ortamlarda da sorumluluk alabilen, dijital okur-yazarlıklarının gelişebileceği ortamlar sunmak çocuklar için en sağlıklısı olacaktır.


Ayrıca unutmamak gerekir ki sıkı yasaklar çocukları da tahrik eden unsurlara dönüşebiliyor. Dolayısıyla dengeyi iyi kurmak gerekiyor. Onlar için en iyi olana karar vermeliyiz.

Kaynaklar:

https://medium.com/@ourpactapp/research-confirms-the-ideal-digital-parenting-style-7f13ce0b6769

https://www.theatlantic.com/technology/archive/2015/11/why-parents-shouldnt-feel-technology-shame/414163/

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x